No front page content has been created yet.

  • Türkiye'de sinema salonlarının ortalama doluluk oranının %11,3 civarında seyrettiği* günümüzde, %34’lük oranla rekor seviyede ilerleyen SineBU, Şubat ayının ikinci haftasında %55 dolulukla 1.250 izleyiciyle buluştu. (*2015-Antrakt Sinema Verileri)

  • 2016
    162
    Almanya
    Yön:
    Maren Ade

    Maren Ade’nin üçüncü uzun metraj filmi Toni Erdmann, Cannes Film Festivali tarihinde eleştirmenler tarafından en yüksek oyu almasına rağmen Altın Palmiye’yi kazanamayarak geçen yılın en büyük şoklarından birisine sebep olmuştu. Buna karşın bir yandan kapitalizmin açmazlarını kişisel perspektiften ele alıp bir yandan da insan ilişkilerini mizah ve dramın harmanlandığı detaycı bir bakış açısı ile sunmasıyla hiç şüphesiz 2016’nın en ses getiren ve büyük tartışmalara yol açan filmlerinden biri olmayı başardı. Film, kurumsal iş dünyasının vahşi ortamında bir kuklaya dönüşüp hissizleşen ve kariyerinden başka hiçbir şey düşünmeyen kızının duvarlarını indirmeye kararlı olan, yaşadığı ana tutunmaya çalışıp içindeki çocuğu öldürmemiş bir babanın Romanya’da kızını ziyarete gitmesi sonucunda hem ilişkilerini hem de kendilerini sorgulamalarını anlatıyor. Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’ne layık görülen ve Avrupa’dan bir çok ödülle dönen film, 89. Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film kategorisinin favori adaylarından. Orçun Selvi

  • 2016
    125
    İran
    Yön:
    Asghar Farhadi

    ‘Bir Ayrılık’ filmiyle En İyi Yabancı Film dalında Oscar ödülünü kazanan Asghar Farhadi, yeni filmi ‘Satıcı’ ile yeniden sinemaseverlerle buluşuyor. Yaşayan en iyi yönetmenlerden biri olduğu konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu Farhadi, ‘Bir Ayrılık’ filminde yaptığı gibi yine basit gibi görünen bir hikaye üzerine kurduğu minimal senaryosuyla ustalığını gösteriyor.
    Teknik olarak son dönem Farhadi sinemasına benzeyen ‘Satıcı’ Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanmayı başardı. Altın Küre’de de ülkesi İran’ı En İyi Yabancı Film dalında temsil eden yapım, Oscar’da da bu dalın en önemli favorilerinden birisi konumunda. Buna karşın Trump yönetiminde çıkarılan ‘ırkçı’ yasalar sonrasında film ekibinin Oscar törenine katılmayacağını açıklayarak haklı protestolarını da yaptıklarını belirtmek gerek.
    Muhammed Aras

  • 2016
    137
    ABD
    Yön:
    Kenneth Lonergan

    Massachusetts’te kapıcılık yapmakta olan Lee Chandler, ağabeyinin vefatının ardından yeğeni Patrick’e bakmak zorunda kalır. Ağabeyini kaybetmiş olmanın ve Patrick’in yanında olup olamayacağına dair şüphelerinin ötesinde, bir zamanlar ayrıldığı Manchester'a geri dönüp kendi geçmişine dönük bir tecrübe yaşayacaktır.

    İlk gösterimini Sundance Film Festivali'nde yapan Kenneth Lonergan’ın yazıp yönettiği üçüncü film olan Manchester by the Sea’nin özellikle yönetmenlik, en iyi film ve oyunculuk dallarında BAFTA, Oscar ve Altın Küre dahil olmak üzere birçok adaylığı bulunuyor. Lee Chandler rolüyle Drama Dalında En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü’nü alan Casey Affleck’e, Randi Chandler rolüyle Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu dalında adaylıkları bulunan Michelle Williams eşlik ediyor. Eleştirmenlerin olumlu tepkileriyle 2016'nın en iyi filmlerinden kabul edilen ‘Manchester by the Sea’, güçlü ve gerçekçi karakterleriyle başarılı bir dram ortaya koymayı başarıyor.
    Osman Baran Özdemir

  • 2016
    100
    ABD
    Yön:
    Pablo Larrain

    No, El Club ve Neruda gibi son dönemlerin ilgi çeken filmlerinin yönetmeni Pablo Larrain’in son filmi Jackie, başrol Natalie Portman’ın ödülle döndüğü birçok yarışmanın yanı sıra Akademi Ödülleri’nde de üç kategoride aday gösterildi.
    ‘Jackie’, John F. Kennedy'nin 1963 yılında uğradığı suikast sonucu ölümünün ardından gidenin değil; içte ailesi ve kendi travması, dışta medya ve kocaman bir ulusla yüzleşmek üzere arkada kalan Jacqueline Kennedy’nin hikayesini anlatıyor. Larrain senaroyu, Jacqueline Kennedy’nin suikasttan bir hafta sonra LIFE dergisine verdiği röportajı kaynak alarak hazırlamış. Bu süreçte de birlikte ikinci kez çalıştığı Sebastian Sepulveda’nın paralel kurgu yöntemleri, Mica Levi’nin gerilim tonu ağır basan müzikleri ve Elle gibi son dönem filmlerinden tanıdığımız görüntü yönetmeni Stéphane Fontaine’in Jackie karakterinin ağırbaşlı ve zarif kişiliğine uyan sinematografisi sayesinde filmin gücüne güç katıyor.
    İlayda Tenim

  • 2016
    163
    İngiltere, ABD
    Yön:
    Andrea Arnold

    Yılın en dikkat çekici yapımlarımdan biri olan American Honey, Star (Sasha Lane) 'ın mutsuz olduğu evinden kaçıp Amerika'yı dolaşıp yalanlarla, duygu sömürüsüyle dergi aboneliği satan genç ve heyecanlı ekibin bir parçası olmasını, Jake (Shia LaBeouf) 'le olan ilişkisini ve yolda kendisini bulmasını gerçekçi ve akıcı bir üslupla anlatıyor. Andrea Arnold'un yazıp yönettiği film Amerikan gençliğini tasviriyle, Amerikan rüyasına olan taşlamalarıyla "kafası karışık gençliği" ilgi çekici bir biçimde yansıtmayı başarıyor. Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde çok beğenilen filmin BAFTA ödüllerinde de ‘En İyi İngiliz Filmi’ adaylığı bulunuyor.
    Ayberk Akgün

  • Ayın en güçlü yapımı, merakla beklediğimiz I, DANIEL BLAKE. Sosyal refah düzeyi görece yüksek günümüz İngiltere’sinde geçen film, işsizlik maaşı bürokrasisinin prosedürlerine saplanıp kalan iki bireyin hikayesini gerçekçi bir dil ile sunuyor. Ken Loach’ın Cannes 2016’da ikinci kez altın palmiyeye ulaştığı film çok rastlanmayacak şekilde diğer önemli festivallerden Locarno ve Sen Sebastian’dan da izleyici seçimi ile en iyi film ödüllerini aldı. Sesli betimleme desteği ile gösterimde olacak filmi kaçırmamanızı öneriyoruz.

  • TR Subtitle
    2016
    66
    Fransa
    Yön:
    Claude Barras

    Satellite Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film Ödülü ve En İyi Animasyon Filmi Dalında Avrupa Film Ödülü’nü almayı başaran My Life as a Zucchini oldukça dokunaklı ve evrensel olan konusunu bir ‘’Kabakçığın Hayatı’’ aracılığıyla seyirciye sunuyor. Aynı zamanda filmin En İyi Animasyon Filmi kategorisinde Oscar adaylığı da bulunuyor.
    Kendisini Courgette olarak tanıtan bir çocuğun annesinin ölümüyle yetim kalmasının ardından yerleştirildiği yetimhanede başına gelenleri anlatan animasyon, kendilerini sevecek kimsenin kalmadığına inanan çocukların güveni ve sevgiyi birbirlerinde bulmalarını naif bir dille gözler önüne seriyor.
    Gökçe Şahin

  • TR Subtitle
    2016
    100
    ingiltere
    Yön:
    Ken Loach

    Geçirdiği kalp krizi sonrası çalışamaz raporu alan Daniel Blake, iyileşene kadar işsizlik yardımı almak için başvuruda bulunur. Ancak başvurusunun kabul edilmemesiyle birlikte, kendisini birdenbire İngiliz bürokrasisinin kıskacında debelenirken bulur. Hiçbir gelir kaynağı olmadan mücadelesini sürdürmeye çalışan Daniel Blake, bu yolda yalnız olmadığını fark eder.
    Filmlerinde genellikle alt gelir grubundaki insanların yaşamlarını izleyiciye aktaran ve bu karakterlerin üzerinden sistemi eleştiren İngiliz yönetmen Ken Loach, I, Daniel Blake filmiyle ikinci Altın Palmiye’sini kazanmayı başardı. İlk Altın Palmiye’sini 2006 yılında ‘The Wind That Shakes the Barley’ ile kazanan Loach, ‘I, Daniel Blake’ ile on yıl aradan sonra yeniden Altın Palmiye’yi kazanmış oldu. Bu filminde Ken Loach, karakterlerin yaşadığı dramatik hayatları abartıya kaçmadan, olağan sadeliğiyle perdeye aktarıyor.
    Ömer Yiğit

  • TR Subtitle
    2016
    114
    Güney Kore
    Yön:
    Yön: Kim Ki-duk

    ‘İlkbahar,Yaz, Sonbahar,Kış ve İlkbahar’, ‘Boş Ev’ ve ‘Fedakar Kız’ gibi Asya ve Dünya sinemasında önemli bir yere sahip olan filmleri yazıp yöneten Kim Ki-duk’un son filmi dünya prömiyerini 2016 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirdi.
    The Net (Ağ), günümüzde ‘Kore vatandaşı’ olmanın ne anlama geldiğini ve ideolojilerin etrafımızda oluşturduğu görünmez parmaklıkları kendi halinde, hayatı küçük teknesine bağlı Kuzey Koreli bir balıkçı vasıtasıyla ekrana taşıyor.

  • TR Subtitle
    2016
    134
    ABD
    Yön:
    Yön : Oliver Stone

    Yönetmenliğini JFK ve Natural Born Killers filmlerinden tanıdığımız Oliver Stone'un yaptığı film, eski CIA ve NSA çalışanı ABD'li bilgisayar uzmanı Edward Snowden'ın hayatını ele alıyor. Yine Snowden’in hayatını anlatan ‘Citizenfour’ belgeseli 2014 yılında ‘En İyi Belgesel Film Oscar’ını kazanmıştı. Oliver Stone ise daha farklı bir bakış açısı yakalayarak 21.yüzyılın en önemli figürlerinden birisi olarak gösterilen Edward Snowden’in kahraman mı hain mi olduğunu sorgulamaya davet ediyor seyircisini.

  • 2016
    105
    Türkiye Fransa Almanya Polonya
    Yön:
    Yeşim Ustaoğlu

    İlk uzun metraj çalışmasına 1994 yılında Tayfun Pirselimoğlu’nun yazdığı “İz” filmiyle başlayan Yeşim Ustaoğlu, 1994 yılında günümüze kadar sinemasında hep mekân kullanımıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Mekanın ötesinde Karadeniz ve Karadeniz’in asi-hırçın güzelliğini de filmlerine işleyen Yeşim Ustaoğlu, İz dışında Güneşe Yolculuk, Pandora’nın Kutusu ve Araf gibi Türkiye Sineması’nın en gözde filmlerine imzasını atmıştır.