Gündem

EDiTÖRDEN (Filmere ait bilgiler editör yazısının hemen altında)

2000 sonrası yapılmış en iyi filmler listelerinin yoğun şekilde dolaştığı şu günlerde 2020’nin ilk SineBU programı ile karşınızdayız. Ocak ayı SineBU seyircisi için çoğunlukla sınavlar ve ardından gelen yarıyıl tatilini işaret etse de, vizyonunu yapacağımız 12 film ile en az diğer aylar olduğu kadar ilgi çekici bir seçkiyi kampüse taşıyoruz.

Geride kalan yıl Türkiye’de sinema filmleri vizyonu açısından oldukça tartışmalı bir yıl oldu. Yılın başında bazı yerli “gişe filmi” yapımcıları ve zincir sinema salonları arasında yaşanan patlamış mısır kavgaları yaşandı. Milyon üstü seyirci gişe beklentisi ile film üreten sinemacıların kendi filmlerini vizyona taşımamaları sonucunda yılın ilk altı ayında seyirci sayısının 2018’in aynı dönemine göre %50 düşmesi gibi sektörel olaylar yaşandı. Bu kriz sonrası gelen yeni sinema yasası, tüm sinema salonlarının bakanlık onaylı bilet yazılımı kullanmasını zorunlu kıldı. Böylece zincir sinema salonlarının patlamış mısır ve sinema biletini aynı potada satıp karın büyük kısmını almasının önüne geçilmeye çalışıuldı. Bilet satışından elde edilen gelirin düzenlenmesi ve paylaşımında sıkıntıların giderilmesini öncelikle hedefleyen yeni yasanın; sektörde film üreten ve öncelikli hedefi “gelir”den çok film üretmek olan sinemacıların önemli taleplerini ne ölçüde karşıladığını sanırım 2020 yılı içerisinde yavaş yavaş okuma şansımız olacaktır.

EMA ayın en önemli filmlerinin başında geliyor. Dünya arthouse film üretiminde yakından ve dikkatle takip edilen Pablo Larrain imzalı film Venedik FF’nde altın aslan ve kuir aslan için yarıştı; UNIMED ödülünün sahibi oldu. Daha önce Cannes, Berlin gibi film festivallerinde TONY MANERO, NO ve THE CLUB filmleriyle övgüler alan Larrain’in, EMA ile kendine has dili (görsel estetiği, anlatıdaki mizahı, oyuncu yönetimini ve hikayedeki dönüşleri) daha da sağlamlaştırdığı konuşuluyor.

MATTHIAS AND MAXIME Xavier Dolan’ın Cannes FF’nde altın palmiye ve kuir palmiye için yarıştığı ve merakla beklediğimiz yeni filmi. Bilindiği üzere Dolan, 20 yaşında yaptığı I KILLED MY MOTHER ile 2009’da Cannes FF’nde Camera d’Or ödülünü almış ve sonrasında yaptığı işlerde de Cannes FF’nden düzenli olarak kabul görmüştü. Yeniden otobiyografik temasına dönüş yapan Dolan “güvenli” bir arkadaş çevresi içinde, karanlık noktalarla bezenmiş bir liberal erkeksilik kimliğinden kuir kimliğe geçiş ve anne-çocuk çatışmasını merkeze alıyor.

I LOST MY BODY / BEDENİMİ KAYBETTİM Cannes FF’nde Eleştirmenler Haftası büyük ödülünü festival tarihinde alan animasyon türündeki ilk film. Tasarım, çizim, canlandırma; anlatı ve temposu ile 2010 sonrası en iyi animasyon işler arasında olduğu iddia edilen film arka planına Avrupa şehir modernitesinde tutunamayan sınıfı koyuyor. Hikayesinde gerçekçi bir dil ağırlıktayken bir anda absürt ya da gerçek üstü bir atmosfere geçiş yapabilen film bazı eleştirmenler tarafından “sıradan bir aşk filmine indirgendiği için potansiyelinin çok altında kaldığı” yönünde eleştiriliyor. Kimilerine göre ise bu geçişler ve tempo, filmi beden-korku türü ile sürreal romantik yol anlatısı arası kendine özgü harika bir yere oturtuyor.

LITTLE JOE bilim kurgu ve korku içeriğe sahip, arthouse film dünyasında karşımıza sıkça çıkmayan işlerden. Film genetik bilimini arka plana alıp, günümüzün en önemli arzu nesnesi haline getirilen “mutluluk” kavramı üzerine zekice tasarlanmış bir anlatı kurguluyor. LITTLE JOE oldukça ilginç görünen ve ana akım sinemada yüksek gişe yapabilecek parlaklıktaki hikayesini sunarken anlatıya gizem katmak yerine duygulara odaklanmayı seçen tavrı ile “gişe” sinemasından çok arthouse türüne daha yakın bir noktada kendini konumluyor. Filmin çok konuşulan sanat yönetimine de dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

JUDY, Hollywood altın çağında oyunculuk yapmış, aynı zamanda şarkıcı ve dansçı olan ( ayrıca ilk kuir ikon kabul edilen) Judy Garland’ın gerçek hikayesini perdeye taşıyor. 12 yaşımda MGM stüdyolarında doğdum diyen ünlü oyuncu 16 yaşında WIZARD OF OZ filmi ile parlıyor. Daha küçük yaşlardan beri annesinin yoğun baskısı eşliğinde kamera önünde büyüyen ve erkek egemen sinema sektöründe istismar ve güçsüzleştirmelere maruz kalan Judy, bir bakıma da Hollywood’un karanlık hikayesini simgeliyor. 1968 kışı, Londra, yuhalayan kalabalıklar, boş banka hesapları ve velayet savaşları… Yaşamına son vermeden önce Judy’nin son aylarını merkeze alan filmin başrolünde Renée Zellweger yer almakta ve filmdeki performansı ile altın küreye aday olmuş durumda.

22 Ocak 19.00 “Başka Çarşamba” seansında gösterilecek; festivallerde adından bolca söz ettiren HONEYLAND isimli belgesel için şimdiden ajandanıza not almayı unutmayın.
5. yılımıza yaklaşırken, SineBU olarak 2020’ye güzel bir başlangıç yapmanızı diler bu ayki seçkimiz için iyi seyirler dileriz.
Sevgiler
Editör: Ali Çağlar Özkan (Kapak Görseli: LITTLE JOE)

BEDENİMİ KAYBETTİM / I LOST MY BODY
2019 | 81' | Fransa | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Jérémy Clapin
Bir pizzacıda çalışan genç Naoufel, kütüphane görevlisi Gabrielle ile tanıştığında onun gönlünü fethetmek umuduyla hayatında değişikliğe gider. Yakınlarda ise bedenini kaybeden bir el, sahibine geri dönmek için Paris sokaklarında tehlikeli bir sergüzeşte koyulacaktır. Fransız sinemacı Jérémy Clapin’in ilk uzun metrajı I LOST MY BODY, galasını yaptığı 2019 Cannes Film Festivali’nin Uluslararası Eleştirmenler Haftası bölümünde nice övgüye mazhar oldu, dahası Nespresso Büyük Ödülü’nü kazanan ilk animasyon film unvanına kavuştu. Özgün animasyon tarzı ve şairane üslubuyla insanı gülümsetirken hüzünlendiren, tedirgin ederken hayranlık içinde bırakan I LOST MY BODY, hem etkileyici hem de akıllardan kolay kolay çıkmayacak bir yapıt.
Deniz Ekim Tilif

JUDY
2019 | 118' | Birleşik Krallık | İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Rupert Goold
Hollywood’un en ikonik yüzlerinden Judy Garland evvela The Wizard of Oz’un Dorothy’si olarak çocuk yaşta sinema tarihine geçti, akabinde hem oyunculuk hem de şarkıcılık kariyerinde harika işler ortaya koydu, her daim sevgiyle hatırlandı. Bir de trajik yaşam öyküsüyle… Rupert Goold yönetmenliğinde çekilen JUDY, Garland’ın kısacık ömrünün son demlerini şefkatli bir anlatıyla resmediyor. Renée Zellweger’ın başarılı oyunculuğuyla akıllara kazınan film, efsanenin hayatını 1968 kışında Londra’da sahne aldığı kapalı gişe konser turnesini merkeze yerleştirerek irdeliyor, bir yandan da Hollywood’un ve gösteri dünyasının acımasız yüzüne ışık tutuyor. Zellweger’ın rolüne hazırlanırken bir sene boyunca vokal eğitimi aldığını da ekleyelim.
Deniz Ekim Tilif

KÜÇÜK JOE / LITTLE JOE
2019 | 105’ | Avusturya, Birleşik Krallık, Almanya | İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Jessica Hausner
KÜÇÜK JOE, bilimkurguseverlere ve genetik bilimini endişeyle izleyenlere düşünmek için alan açan, insan dünyasının ötesine bakan bir hikâye. Laboratuvar ortamında genetik deneylerle yaratılan tuhaf kırmızı bitki KÜÇÜK JOE kokusuyla insanlara mutluluk verir, ama polenini ciğerine çeken bir daha aynı insan olamaz. Sürekli ilgi ve sevgi isteyen bu bitki aynı zamanda piyasa kuralları ve ahlak arasında sıkışıp kalan bir gelecek tasavvurunu sorguluyor.
Başka Sinema

MATTHIAS & MAXIME
2019 | 119' | Kanada | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Xavier Dolan
Xavier Dolan’ın yeniden Cannes ana yarışmada yer almasını sağlayan son filmi şimdiden genç yönetmenin en iyi yapıtları arasında sayılıyor. Filme adlarını veren Matthias ile Maxime, çocukluktan bu yana sıkı arkadaştır. Rol aldıkları bir kısa film için öpüşmeleri gerekince arkadaşlıkları sarsılır. Kısa sürede aralarına alışık olmadıkları bir şüphe girer ve hayatları değişir. Otuz yaşına basan Dolan’ın Maxime rolünü üstlendiği bu duygusal dramda ayrıca Mommy’deki anne rolüyle tanıdığımız Anne Dorval da rol alıyor. Yirmili yaşlarının sonuna yaklaşan Quebec’li bir arkadaş grubunu gözlemleyen Matthias ve Maxime, erkekler arasındaki dostluk, yakınlık, cinsel belirsizlik konularına değinirken şu soruları da soruyor: “Ben kimim? Bir başkası gibi mi davranıyorum?”
Başka Sinema

EMA
2018 | 102’ | Şili | İspanyolca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Pablo Larraín
The Hollywood Reporter tarafından “günümüz sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden biri” olarak nitelenen Pablo Larraín’in (Jackie, Neruda, The Club, No) son filmi EMA; sanat, tutku ve modern aile kavramları üzerine kışkırtıcı bir yapım. Dünya prömiyerini bu yıl Altın Aslan için yarıştığı Venedik’te yapan film, Toronto ve Londra dahil çok sayıda önemli festivalin programında yer aldı.
Başka Sinema

NERUDA
2016 | 107' | Şili, Arjantin, Fransa, İspanya, A.B.D. | İspanyolca, Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Pablo Larraín
2017 Altın Küre Ödülleri’ne Yabancı Dilde En İyi Film dalında aday olan NERUDA, Nobel Edebiyat ödüllü şair Pablo Neruda’nın hayatının en belirleyici dönemlerinden birine odaklanıyor. 1947 yılında Neruda siyasete atılmış ve senatör seçilmiştir. Karısı ile beraber parıltılı bir hayat yaşamaktayken hükümet tarafından ‘hain’ ilan edilince bir gecede kaçak durumuna düşer. Dostlarının tavsiyesiyle ve gizli bir operasyonla gönüllü bir sürgüne yollanır.
Başka Sinema

NO
2012 | 118’ | Şili, Meksika, Fransa, A.B.D. | İspanyolca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Pablo Larraín
1988'de gerçekleştirilen Şili referandumundan yola çıkan film, parlak fikirli, genç bir reklam uzmanını baş role taşıyor. Diktatör Augusto Pinochet'i baskılarla ülkeyi referandum oylamasına götürmüştür. Muhalefet kanadı ise bu fırsatı kullanıp onu alaşağı etmek için, René Saavedra'nın yönettiği, "Hayır" odaklı ciddi bir reklam kampanyası başlatır. Bu kampanya, Augusto Pinochet'in sonunu getirecek ve tarihin yönünü değiştirecek midir?

PARAZİT / PARASITE
2019 | 132' | Güney Kore | Korece; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Bong Joon-ho
Sinemaseverlerin Okja ve Kar Küreyici’yle tanıdığı Bong Joon-ho’nun gençliğinde para kazanmak için ders verdiği zengin evinden ilhamla çektiği Parazit bu yıl Cannes’da Altın Palmiye’yi alan ilk Kore filmi oldu.
Başka Sinema

ALEV ALMIŞ BİR GENÇ KIZIN PORTRESİ / PORTRAIT OF A LADY ON FIRE
2019 | 119' | Fransa | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Céline Sciamma
Portre sanatçısı Marianne, Fransa’nın batı kıyısındaki uzak bir kasabada yardımcısı ile yalnız, izole bir hayat sürmeye çalışmasına rağmen kendi hayatı hakkında söz sahibi olamayan, kaybolmaya yüz tutmuş bir hayaleti, Héloïse’i resmetmek üzere görevlendirilir. Bu noktadan sonra tahmin edilebilirlik ağına düşmekten beslendiği gotik, romantik imgeler ve hayat dolu oyunculuklar ile rahatlıkla kurtulan film, daha fazlasını incelikle işlenmiş bir bütün olarak koruyor ve alelade anları öylesine yaşanmışlıktan uzak tecrübelere dönüştürüyor.
Osman Baran Özdemir

RAN
1985 | 162’ | Japonya, Fransa | Japonca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Akira Kurosawa
Akira Kurosawa’nın başyapıtı Ran, açgözlülük, güç hırsı ve intikam üzerine kurulu bir hikayeyi temel alıyor. Toprak ağası Yüce Lord Hidetora Ichimonji, kenara çekilmeye ve hükümdarlığını üç oğlu Taro, Jiro ve Saburo arasında paylaştırmaya karar verince tek istediği kalan senelerini, oğullarının şatolarında saygın bir misafir olarak geçirmektir.
Başka Sinema

BAL ÜLKESİ / HONEYLAND
2019 | 87' | Kuzey Makedonya Cumhuriyeti | Türkçe, Makedonca, Sırp Hırvatçası; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Tamara Kotevska, Ljubomir Stefanov
Hatice Muratova Balkanlar’ın sarp dağlarında terk edilmiş bir köyde annesiyle birlikte yaşıyor. Geçimini yabani arıcılıkla sağlıyor, fakat arıların payını da gözetiyor, hatta arılarla konuşuyor, onlara şarkılar söylüyor. Çekimleri üç yıl süren bu film insan-doğa ilişkisi üzerine düşünmek için önümüze yeni bir ufuk açıyor.
Başka Sinema

BOYALI KUŞ / THE PAINTED BIRD
2019 | 169' | Çekya, Slovakya, Ukrayna | Çekçe, Rusça, Almanca, Latince; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Václav Marhoul
Trajik bir şekilde kendi hayatına son veren Jerzy Kosinski’nin tartışmalar yaratan tanınmış romanı Boyalı Kuş’un ilk sinema uyarlaması dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptı.
Başka Sinema