Gündem

Mart Ayı Programımıza dair önemli not:
Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 11.03.20 tarihinde, COVID-19 (Coronavirüs) önlemleri çerçevesinde aldığı karar doğrultusunda, üniversitemiz kampüslerinde gerçekleştirilecek tüm etkinlikler durdurulmuştur.
Bu durumda, 30 Nisan 2020 tarihine dek SineBU'da film gösterimi olmayacaktır. Gelişmeleri duyuracağız.
Due to the Covid-19 pandemic and its spread in Turkey, with deep regret, we had to cancel all upcoming events and conferences on our campus, including SineBU program. If conditions turn to normal, we hope to invite you again.
We hope that this does not cause any inconvenience on your part and you understand this decision.

(Filmlere ait bilgiler editör yazısının hemen altında)
EDİTÖRDEN
Martta SineBU perdesinde belgeselden bilim-kurgu/gerilime, klasiklerden taptaze ön gösterimlere tam 14 film sizlerle olacak!
SEFİLLER Cannes FF jüri büyük ödülünü BACURAU (2019) ile paylaşmış; ALEV ALMIŞ BİR GENÇ KIZIN PORTESİ (2019) filmini geçerek Fransa'nın Oscar adayı olmuş Ladj Ly imzalı bir ilk film. Yunan film eleştirmenleri derneğinin "Günümüz metropol vahşiliği ve şiddetini melodram içermeden resmetmesi" ile övdüğü film öfkeden yana politik tavrı ile ayın mutlaka izlenmesi gereken filmlerinden.
FIRST LOVE / İLK AŞK bu yıl izleyeceğiniz ilk ayrıksı işlerden. PULP FICTION (1994) ve (çok sevdiğimiz) GOOD TIME / SOYGUN (2017) ile karşılaştırılan FIRST LOVE Japon Mafyası (yakuza) içinde bir kara aksiyon. Yönetmen Takashi Miike hayranları kaçırmayacaktır ama kurmaca anlatılardaki uçuk ve özgür stili sebebiyle Rotterdam FF'nden övgü almış Miike'nin bu işini mutlaka görün.
Federico Fellini'nin altın palmiyeli LA DOLCE VITA (1960) ve yabancı dilde en iyi film oscarlı 8½ (1963) filmlerini restore edilmiş hali ile büyük perdede izleyen var mı? Tabii ki yok! İlk filmini 30 yaşında yapmış, sinema tarihinin önemli filmlerini izlemediğini açıkça söyleyebilmiş, bir akıma oturtulamayan ve filmlerinin manasına dair asla konuşmayan; rüya, hatıra ve tutkuları merkeze aldığı anlatı tarzıyla Fellini'yi büyük perdede kaçırmayın!
WOMAN / KADIN 50 ülkede 2000 kadın ile görüşülerek hayata geçirilmiş bir belgesel. İlk gösterimini Venedik FF'nde yapan film Anastasia Mikova imzalı. Taşıyıcı annelik, yasadışı göçmenlik, organ kaçakçılığı alanlarında gazetecilik de yapan yönetmen; WOMAN'da farklı coğrafya ve kültürlerdeki kadınların, yaşadıkları zorluklara rağmen sahip oldukları değiştirme gücüne dikkat çekiyor.
DİLSİZ Mustafa Pay imzalı bir film. Yönetmenin belgesel yapma niyetiyle yola çıktığı, sonradan kendiliğinden kurmacaya evrilmiş olan filmi Boğaziçi, Malatya ve Kayseri film festivallerinden en iyi görüntü yönetimi ödüllerini almış. Anlatısındaki samimiyeti Semih Kaplanoğlu, arka plandaki el sanatı kullanımında ise Derviş Zaim ile karşılaştırılan (ve daha etkili bulunan) DİLSİZ'in gösteriminden hemen sonra yönetmeni söyleşi için sizlerle olacak.
BENİM ÇOCUĞUM muhafazakar bir toplumda LGBTİ+ bireylerin ve ailelerinin deneyimlerini aktaran bir belgesel. DUVARLAR(2000), 3 SAAT (2008) belgeselleri ile tanıdığımız; şimdilerde NUCLEAR ALLA TURCA filmine devam eden ve aynı zamanda BÜ akademisyenlerinden olan sevgili hocamız Can Candan imzasını taşıyan BENİM ÇOCUĞUM (2013) kesinlikle kaçırılmamalı.
SEBERG, Godard'ın SERSERİ AŞIKLAR filmindeki oyunculuğu ile adını duyuran; ismi ve görüntüsüyle "Yeni Dalga" ile özdeşleşen Jean Seberg'in gerçek hikayesini işliyor. Film, 60'lar sonlarında ABD'de Afro-Amerikan haklarını savunan "Kara Panterler" ile yakınlaşan oyuncunun FBI baskısını altına girmesini merkeze alıyor. İkonik bir figürün yaşam öyküsünü geleneksel bir dönem ya da biyografi anlatısı şeklinde aktarmadığı için eleştirilen film tam da bu çizgi dışı tutumu nedeniyle izlenmeye değer.
Bu ay gerçekleşecek "Başka Çarşamba" seanslarımızda klasikler başlığı altında bir korku draması JACOB'S LADDER (1990); ön gösterimleri ile de San Sebastian FF izleyici ödüllü HORS NORMES / KURAL DIŞI ve bilim kurgu/gerilim VIVARIUM sizlerle olacak.
Israrla ek seans talep ettiğiniz PARAZİT (+siyah beyaz yönetmen versiyonu - Bong Joon Ho'ya göre, filmi siyah-beyaz izleyince daha gerçekçi ve keskin görünüyormuş), LA BELLE ÉPOQUE ve IT MUST BE HEAVEN son birkaç seansı ile kaçıranlar için perdemizde olacak.
İyi Seyirler!

TATLI HAYAT / LA DOLCE VITA
1960 | 174’ | Fransa, İtalya | İtalyanca, Fransızca, İngilizce, Almanca;Türkçe altyazılı
Yönetmen: Federico Fellini
Fellini’nin yönetmenliğindeki La Dolce Vita, hem çıktığı yıllarda sansasyonel bir etki bırakan hem de günümüz sinemasına kadar etkileri süren çığır açıcı bir film. Fellini’nin 100. yaşında yeniden perdelere yansıtılan siyah beyaz filmin başrolünü Marcello Mastroianni ve Anita Ekberg paylaşıyor. Sıradan bir gazeteci olan Marcello Roma’da görevlendirilmesiyle kendini Via Veneto’nun ilginç sosyetesinin ortasında bulur. Roma’nın yedi tepesinde geçen yedi günde Marcello git gide yalnızlaşır; kız arkadaşının sunduğu tekdüze hayat ile sosyetenin şatafatlı gecelerinde yavaş yavaş kendini kaybeder. İlk gösterime girdiğinde günün yönetmenlerini ve Vatikan’ı ayağa kaldıran bu film kimi eleştirmenler tarafından ciddiye alınmazken kimileri ise filmin politik bir başkaldırı olduğunu öne sürmüştü.
Zeynep İlik

İLK AŞK/ FIRST LOVE
2019 | 108’ | Japonya, Birleşik Krallık | Japonca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Takashi Miike
Yakuza üyeleri, uyuşturucu tacirleri, suikastçılar, yozlaşmış polisler… Durmaksızın üreten aykırı yönetmen Takashi Miike’nin doksanıncı yapıtı First Love’da hepsi var, bütün bu kargaşanın merkezinde ise gözümüzün önünde filizlenen bir aşk hikayesi yer alıyor. Sağlığıyla ilgili beklenmedik bir haber alınca hayatı değişen boksör Leo, başı belaya giren genç eskort Monica’ya yardım etmeye karar verince ikisi ve çevrelerindeki insanlar için Tokyo’da upuzun bir gece başlar. Kovalamaca, entrika, ihanet ve aksiyon dolu First Love, özünde tipik seyreden bir suç hikayesini oldukça sürükleyici ve estetik bir forma büründürüyor. Galasını Toronto International Film Festival’de yapan film, eleştirmenlerin övgülerine mazhar oldu.
Deniz Ekim Tilif

DİLSİZ
2019| 95’ | Türkiye | Türkçe
Yönetmen: Murat Pay
Murat Pay'ın yönettiği Dilsiz, duvar ressamlığıyla hayatını idame ettiren Sami'nin, hat sanatıyla haşır neşir olan Selma ve bu sanatın eski kuşak ustalarından Eşref Efendi ile tanışması sonrası değişen hayatını konu ediniyor. Bir yandan hat sanatının hâlihazırdaki durumundan hazzetmeyen, bir süredir öğrenci kabul etmeyen, yetenekli ve zor bir hattat olan Eşref Efendi tarafından aşka yönlendirilir. Selma ve Eşref Efendi arasında sıkışan Sami için meşk, hafızasıyla yüzleştiği zorlu bir serüvene dönüşecek ve esaslı bir soruyu gündeme getirecektir: Aşk olmadan meşk olmaz mı?
Bir Film

KADIN/WOMAN
2019| 135’ | Fransa | İngilizce, Fransızca, İspanyolca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Anastasia Mikova, Yann Arthus-Bertrand
KADIN, 50 farklı ülkeden 2000 kadına kulak veren dünya çapında bir proje. Bu kadar geniş çaplı olmasının yanı sıra insanlığın yarı nüfusunu oluşturan kadınların samimi portrelerini gözler önüne seriyor. Bu belgesel, kadınların tüm dünyada maruz kaldığı adaletsizliklere ışık tutmak için bir fırsat; ancak KADIN’ın daha çok altını çizmek istediği şey kadınların içsel gücü ve karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen dünyayı değiştirebilme kapasiteleri. Kadınların seslerinin daha fazla yankı bulduğu bu yeni dönemde, belgeselin amacı sadece hak aramak ya da problemlere odaklanmak değil, aynı zamanda çözümler bulmak ve cinsiyetleri uzlaşmaya davet etmek.
Başka Sinema

KURALDIŞI/THE SPECİALS
2019 | 114’| Fransa | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Olivier Nakache, Éric Toledano
Soluksuz takip edeceğiniz ve sınırları aşan gerçek bir hikayeden uyarlanan KURAL DIŞI, gidecek bir yeri kalmayan otizmli çocuklara kapısını açmış iki adam ve gönüllü gençlerden oluşan ekiplerinin mücadelesini konu ediniyor. İlk gösterimini 2019 Cannes Film Festivali’nde kapanış filmi olarak yapan, başrollerini Vincent Cassel ve Reda Kateb’in paylaştığı ve ülkemizde çok sevilen Can Dostum filminin yönetmenleri Éric Toledano ve Olivier Nakache’ın son filmleri KURAL DIŞI, sıradışı karakterleriyle olağanüstü bir ortaklığın hikayesi.
Başka Sinema

JACOB’S LADDER
1990 | 113' | ABD| İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Adrian Lyne
Jacob Singer, Vietnam Savaşı’ndan döndükten sonra parçalanmış hayatı ve hatıralarıyla ayakta kalmaya çalışan bir postane görevlisidir. Ancak halüsinasyonlar, geçmişe dair kafasından çıkaramadığı anlar ve komplo teorileri kısa sürede kendisine manik ataklar olarak dönmeye başlar. Arkadaşları ve sevdiklerinin desteğiyle ayakta kalmaya çalışan Jacob bir yandan post travmatik stres bozukluğuyla baş etmeye çalışırken diğer yandan da gerçekleri sorguladığı bir döngüye girecektir. Flashdance, Indecent Proposal gibi filmlerden tanıdığımız yönetmen Adrian Lyne, başrolünde Tim Robbins’in olduğu Jacob’s Ladder ile, Amerika’yı kendi tarihiyle yüzleşmeye zorluyor.
Başka Sinema

8 ½
1963 | 138' | İtalya,Fransa | İtalyanca, Fransızca, İngilizce, Almanca; Türkçe altyazılı
Yönetmen:Federico Fellini
Yönetmen Guido Anselmi son filmi üzerinde çalışırken bütün şevkini kaybetmiştir. Kolay bir film olacağına inandığı proje her geçen gün daha çok sorun çıkartmaya başlar, ancak filmi bitirmekten başka çaresi yoktur. Bir yandan filmle uğraşırken, diğer yandan metresi, karısı, yapımcısı ve yakın çevresindeki herkes onun üzerinde baskı kurmaktadır. Hem profesyonel, hem de kişisel sorunların oluşturduğu stresten uzaklaşmak adına Anselmi bir spaya kapanmaya karar verir, burada çocukluğu ve hayalleri üzerine kafa yoracak ve problemlerini aşmaya çalışacaktır. Ünlü yönetmen Federico Fellini’nin başyapıtlarından biri olan 8 ½ , restore edilmiş özel kopyasıyla sinemaseverlerle beyaz perdede buluşacak!
Başka Sinema

VIVARIUM
2019|97'|ABD,Belçika,İrlanda,Danimarka|İngilizce;Türkçe altyazılı
Yönetmen: Lorcan Finnegan
Without Name ile 2016’da sinemada adını duyuran reklam filmi yönetmeni Lorcan Finnegan, tüyler ürpertici bir hikâyeyle beyazperdeye dönüyor. Filmin bahtsız kahramanları Gemma ve Tom, ilk kez ev sahibi olmak için bir emlakçıyla görüşürler. Ancak ilk baktıkları evde mahsur kalırlar, üstüne üstlük büyütmeleri için kendilerine sevimli fakat tuhaf bir bebek teslim edilir. Aşırı normal görünen ama istemeden kabullenilen banliyö hayatına dair acımasız bir taşlama olan, Alacakaranlık Kuşağı ile Black Mirror arasında bir yerde duran filmini Lorcan Finnegan “gizemli, komik, üzücü ve ürkütücü bir kâbus” olarak tanımlıyor.
İKSV
BENİM ÇOCUĞUM
2013|83’|Türkiye|Türkçe
Yönetmen: Can Candan
Çocukları LGBTI+ olan Türkiye’li bir grup anne ve babanın hikayelerini seyirciye taşıyan “Benim Çocuğum”, Ocak 2013’te tamamlandı. Yönetmenliğini Can Candan’ın üstlendiği, 82 dakikalık uzun metraj belgeselde muhafazakar, homofobik, transfobik bir toplumda bir yandan aile, bir yandan da aktivist olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlayan LİSTAG’lı yedi ebeveynin deneyimleri aktarılıyor. İzleyiciyi İstanbul’da beş eve götüren belgeselde, LGBT bireylerin aileleri kendi ebeveynlik deneyimlerini, çocuklarının büyüme ve kendilerine açılma dönemlerini, bu süreçle baş ederken geçtikleri zorlu yolları, kendi aileleriyle bu durumu nasıl paylaştıklarını ve ebeveyn olmanın neler gerektirdiğini yeniden öğrendikleri süreçleri anlatıyorlar.
LİSTAG

SEFİLLER
2019|103'|Fransa|Fransızca;Türkçe Altyazılı
Yönetmen: Leadj Ly
Fransa’nın 2019 yılı Oscar adayı, adını Victor Hugo’nun klasik romanı Sefiller’den alıyor. Romanın kırık toplum düzenindeki devrim ve isyan temasını günümüzün Paris banliyösüne uyarlayarak bir suç ve vicdan hikâyesi anlatan Ladj Ly, üç polis memurunun suç oranlarının yüksekliğiyle bilinen Les Bosquets mahallesindeki devriyesini takip ediyor. Ekip lideri Chris ve Afrika kökenli partneri Gwada, aralarına yeni katılan Stephan ile beraber bu olaylı mahallede devriyeye çıktıkları ilk günde, çingenelerin sirkinden bir yavru aslan çalındığını öğrenirler. Mahallede çatışmaya meyilli gruplar arasındaki tansiyonun yükselmesini önlemek için harekete geçen ekip, yavruyu çalan çocuğu bulsa da, sergiledikleri agresif tavırlar nedeniyle işlerin daha da sarpa sarmasına sebep olurlar. Yönetmenin bu ilk uzun metrajı, Cannes’da Jüri Ödülü’ne layık görülmüştü.
İstanbul Modern

KAÇIRMADINIZ

BURASI CENNET OLMALI / IT MUST BE HEAVEN
2019 | 97’ | Fransa, Katar, Almanya, Kanada, Türkiye, Filistin | İngilizce, Fransızca, Arapça, İspanyolca, İbranice; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Elia Suleiman
Elia Suleiman sinema sanatıyla oyunlar oynamaya devam ediyor. Geçtiğimiz sene Cannes’da görücüye çıkan son filmi IT MUST BE HEAVEN, yönetmenin bir yansıması olan başkarakterinin dünyanın çeşitli şehirlerinde kendine bir yer edinme uğraşını sivri dili ve sinsi mizahıyla anlatırken filmin bakış açısını oldukça samimi ve saf bir konuma yerleştirebilmeyi de başarıyor. Filistin’in büyülü gerçekçi hikayelerinden Paris’te cadde bir podyummuşçasına yürüyen insanlara, doğudaki fazla yakınlık bekleyen komşuluk ilişkilerinden batıda sokaklarda gezinen tanklara kadar varan bir dolu absürtlüğü içinde barındıran film, özünde son filmine yapımcı aramak için şehir şehir dolaşan bir sinemacının hikayesi. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için de yarışan IT MUST BE HEAVEN, festivalden FIPRESCI ve Özel Mansiyon Ödülü ile ayrılmıştı.
Mert Eryılmaz
YENİ BAŞTAN / LA BELLE ÉPOQUE
2019 | 115’ | Fransa | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Nicolas Bedos
Zamanda geriye dönebilmek ve ilk aşkla yeniden birlikte olmak. Filmin altmışlı yaşlarını geçen başkarakteri Victor, işte tam da böyle bir fırsata denk geliyor. Özel bir firmanın desteğiyle hayatının en anlamlı dönemine, 40 yıl öncesine, hayatının aşkıyla tanıştığı günlere geri dönüyor. Tabii profesyonel bir oyuncu, makyaj, tarihçi ve set ekibinin yardımıyla. Bu tatlı romantik komedi Fransız oyuncu, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve komedyen Nicolas Bedos’nun ikinci filmi. Cannes Film Festivali’nin bu gizli yıldızı, hem eğlenceli hem düşündürücü hem de duygu dolu.
Başka Sinema

PARAZİT / PARASITE
2019 | 132' | Güney Kore | Korece; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Bong Joon-ho
Sevdiğimiz yönetmen Bong Joon-ho sınıflar arasına sıkışmış Güney Kore’yi yerellikten olabildiğince uzak bir hikaye ile çözümlemenin peşinde. Hikayenin odağındaki Kim ailesinin hayatta kalabilmek için etraflarındaki kaynakları tüketme ve fırsatlara ayak uydurma alışkanlığı Park ailesi ile tanışmalarının ardından daha önce karşılaşmadıkları sonuçlara sebebiyet vermekte. Filmin ritmini bu tahmin edilemezlik unsuru üstüne kuran yönetmen, yakalamayı başardığı güçlü oyunculuklar, kurgu ve görüntü yönetimi ile de epey dikkat çekiyor. Bütün bunları bir araya getiren en önemli unsur olan hikaye, filmin ilk karesinden kapanışına kadar eklemlenmeyi, yeni katmanlar oluşturmayı ve bunları anlatısı içinde tutarlı, organik bir bütün halinde sürdürebilmeyi başarıyor. Bütün oyunlarına rağmen samimi bir ton tutturabilmesini ise yönetmenin aşina olduğumuz odaklı politik tutumunun bir sonucu sayabiliriz.
Osman Baran Özdemir