Gündem

Temmuz ile birlikte yılın yarısını geride bıraktık; umarız yaz size iyi gelmiştir. Sıcaktan kaçmak istediğinizde sık sık “SineBU serinliği”ne sığının diye bu ay için ikisi belgesel, toplam 27 filmden oluşan epey renkli bir program hazırladık. Haziran’da Tarkovski’yi ağırlayan perdemizin bu ayki ağırtopları ise Ingmar Bergman ve Krzysztof Kieślowski.

Bir yönetmenle, bir filmle iletişim kuruyormuş hissine kapılmak sinema adına nadir fakat en değerli tecrübelerden sayılabilir. Bu türden bir bağın sağlanabileceğine dair heyecanımızı Ingmar Bergman’ın yanıbaşımızdaki insanlarla iletişim kurmanın imkansızlığını ve bunun ızdırabını yüzümüze vurduğu filmleri sebebiyle bu ay hayli yüksek yaşıyoruz. Seçkimizde usta yönetmenin filmografisinden beş film var: YABAN ÇİLEKLERİ, KIŞ IŞIĞI, SESSİZLİK, PERSONA ve GÜZ SONATI. Bergman’ın ses evrenleriyle, oyuncularıyla, sorduğu sorularla, incelikle işlediği ilişki dinamikleriyle ve acılarını bir türlü dindiremediğimiz karakterleriyle içimize işleyen bu filmlerini perdede tecrübe etme şansı kaçırılmamalı. Osman Baran Özdemir

Kieślowski’nin modern insanın gözünden On Emir’i sorguladığı dizi-film çalışması DEKALOG, meselesine yalın ancak sembollerle bezeli bir dille yaklaşıyor. 1988 tarihli bu yapıtı bir görsel anlatı biçimi olarak “dizi”nin gittikçe değerlendiği günümüzde, sinema salonunda izlemek ilginç bir tecrübe olacak.

Yönetmenin en özgün yapıtlarından olan LA DOUBLE VIE DE VERONIQUE ise farklı şehirlerde paralel hayatlar yaşayan Veronique ve Weronika’nın öyküsünü anlatıyor. Kieslowski, hayranlık duyduğunu belirttiği temalar olan tesadüfleri ve nedenselliği bu filmde iyice didiliyor. İki karakteri de canlandıran, KIRMIZI’da tekrar yönetmenle çalışacak olan oyuncu Irène Jacob bu filmdeki performansıyla Cannes’da En İyi Oyuncu ödülünü kazandı.

Kieslowski, sinemasında görselliğin en öne çıktığı dönemine denk gelen RENK ÜÇLEMESİ’nde Fransa bayrağında MAVİ, BEYAZ ve KIRMIZI renkleri ile temsil edilen üç fikir olan “özgürlük”, “eşitlik” ve “kardeşlik”i çok serbest ve ironik bir dille günlük yaşamın içindeki bireylerin gözünden inceliyor. Üçlemenin müzik evreni öylesine güçlü ki, besteci Zbigniew Preisner filmler için “müzikal” yakıştırması yapmış.

Usta yönetmen Zhang Yimou’nun son filmi SHADOW ilk gösterimini yaptığı Venedik Film Festivalinde izleyenlerden güçlü tekniğiyle övgü toplamıştı. Yönetmen filmin çokça beğenilen görselliğinin Çin’e özgü sulu boya sanatından geldiğini söylüyor. Bu epik doğu anlatısını merakla bekliyoruz.

Çin sinemasının en dikkat çeken isimlerinden Altın Ayı ödüllü Jia Zhangke, yine ülkesinin yakın tarihi didikleyen, oldukça ilginç bir çalışmayla karşımızda. ASH IS PUREST WHITE / KÜL EN SAF BEYAZDIR, Çin’in 17 yıllık bir zaman aralığındaki dönüşümünü mafya ve melodram ögelerini harmanlayarak inceliyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan film kesinlikle görülmeye değer.

Yasadışı diyarlara yelken açan bir diğer öykü ise Marie Monge’un ilk filmi olan TREAT ME LIKE FIRE / ATEŞLE OYNAYANLAR. Paris’in yeraltı kumar dünyasında, suç dünyasının içindeki film 70ler Fransız sinemasından izler taşıyor. Suç öyküsü anlatırken aynı zamanda bir kadının değişimini merkeze alan filmin cinsiyet ilişkilerine dair söyleyecek çok sözü var.

Yönetmen Hüseyin Karabey, İçerdekiler’i henüz 17 yaşındayken tiyatroda izlediğini ve o günden bu yana aklından çıkaramadığını söylüyor. Melih Cevdet Anday’ın darbe döneminde gözaltına alınan bir öğretmeni konu edinen tiyatro oyununun sadık bir sinema uyarlaması olan İÇERDEKİLER, güçlü oyuncu kadrosuyla Türkiye politik sineması için önemli bir film olmaya aday.

ONUN FİLMİ, iki sinema akademisyeninin bir filmin yapım süreçlerini merak etmelerinin ardından yola düşmeleriyle ortaya çıkan bir belgesel film. Sektörün içinden on dört yönetmen kadınla set hiyerarşisine, sette kadın olmaya dair çok içten söyleşilerden oluşan filmde yönetmenler Su Baloğlu ve Merve Bozcu kendi filmi yapım süreçlerini ve deneyimlerini de paylaşıyor. Sinemanın arka planına ilgi duyan ve aynı sorulara sahip izleyicimizin ONUN FİLMİ’ni kaçırmamasını tavsiye ediyoruz.

İlkgösterimini bu yıl İstanbul Film Festivalinde yapan KÖPEK FİLMİ sokakta, barınaklarda, yerleşim merkezlerinden uzakta yaşam mücadelesi veren köpeklere ve onlara destek olan insanlara odaklanıyor. Cem Hakverdi’nin ikinci belgesel çalışması olan film, hayvan haklarının tüm dünyada tekrar tartışıldığı günümüzde konuya dair yeni bakış açıları öneriyor.

Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette’in hayatına odaklanan biyo-film COLETTE, kocası için gizli yazarlık yaptığı kitabın başarı elde etmesi üzerine kocasının kimliğinden sıyrılıp kendi adını sahiplenerek topluma meydan okuyuş serüvenini anlatıyor. Yazarı ünlü oyuncu Keira Knightley canlandırdı.

Ufak bir hatırlatma: RENK ÜÇLEMESİ filmleri ve VERONIQUE yalnızca birer kez oynayacak; kaçırmamak için lütfen tarihlerine dikkat edin.

Kapak görseli: SHADOW
Editör yazısı: İhsan Özdemir

BERGMAN SEÇKİSİ
YABAN ÇİLEKLERİ
1957 | 91´ | İsviçre | İsveççe; Türkçe altyazılı
KIŞ IŞIĞI
1963 | 81’ | İsviçre | İsveççe; Türkçe altyazılı
SESSİZLİK
1963 | 96’ | İsviçre | İsveççe; Türkçe altyazılı
PERSONA
1966 | 85’ | İsviçre | İsveççe; Türkçe altyazılı
GÜZ SONATI
1978 | 99’ | İsviçre, Batı Almanya, Fransa, İngiltere | İsveççe; Türkçe altyazılı
Beş filmin kronolojik sıralamasında karşımıza ilk olarak Yaban Çilekleri çıkıyor. Seçkimizdeki Bergman filmleri arasında en iyimser sayılabilecek olan bu film Victor Sjöström’ün canlandırdığı Dr. Eberhard Isak Borg’un gençliğinden anılarla örülmüş yol hikayesini konu alıyor. İsveç Sineması adına oldukça önemli bir isim olan Sjöström ile çalışmanın pek de kolay olmadığını dile getiren Bergman, filmin sonuna doğru kendi ifadesiyle hayatının en güzel yakın planlarından birini yakaladığını da ayrıca belirtiyor. Yaban Çilekleri ile etkisi altına girdiğimiz bu naif hava yönetmenin 61-63 yılları arasında çektiği Oda Üçlemesi’nin son iki halkası ile biraz dağılıyor ve bir yandan Tanrı’nın eksikliğine bir yandan da birbirimize yetemeyişimize dair feryatları Bergman’ın o muazzam yazılmış ve çoğunlukla kendi oyuncu ekibi tarafından bir o kadar da harika canlandırılmış karakterlerinden dinlemeye başlıyoruz. Bize bembeyaz, gölgesiz görüntüler sunan Kış Işığı, odağına bir rahibin inancını kaybedişi ile mücadelesini ve onu kurtarmaya çalışanları reddetme sürecini alıyor. Son halkada karşımıza çıkan Sessizlik ise ana karakterlerimiz olan iki kardeş ve bir oğlu, lisanını bilmedikleri bir kentin ortasına atarak fiziksel acılar ve yoğun ihtiyaca rağmen en yakınına ulaşamama arasındaki zamansız bir devinimi işliyor. Sıradaki filmimiz olan Persona ise yönetmenin sembolik çözümlemelere en çok maruz kalan filmlerinden. Bir hemşire ve aniden sözlerini yitiren bir oyuncunun yansımalarla ve değişen rollerle dolu ilişkisine ortak olduğumuz filmin hali hazırda karmaşık diyebileceğimiz denklemine filmin açılışındaki çocuğun kimliği üstüne yapılan tartışmaları da eklediğimizde her izleyişte kendini farklı bir yönde açabilen, güçlü bir film çıkıyor. Ingrid Bergman’ı ve Ingmar Bergman’ı beraber çalışırken görebildiğimiz ve önemli oyuncunun son sinema filmi olan Güz Sonatı ise yıllar sonra bir araya gelen bir anne ve kızının arasında patlak vermesi kaçınılmaz olan tartışmaya ilerleyen hikayesi. Ingrid Bergman tarafından canlandırılan dünyaca ünlü piyanist Charlotte ve kızı Eva için kurulma zamanı çoktan geçmiş bu bağın yaratacağı çalışma Bergman’ın dört duvar arasında çalışmayı tercih ettiği filmleri arasında.
Osman Baran Özdemir

DEKALOG
1989 | 579' (I-X) | Polonya | Lehçe; Türkçe altyazlı
Yönetmen: Krzysztof Kieslowski
Efsanevi yönetmen Kieslowski’nin şaheserlerinden Dekalog, Polonya Televizyonu için yaratılmış bir On Emir öyküsü. Dekalog 5 ve Dekalog 6’da Kieslowski’nin diğer iki filminin farklı kurgulanmış versiyonlarını (A Short Film About Killing ve A Short Film About Love) izleyebileceğiniz dev bir yapım, insanlığın duygusal karmaşalardan dolayı çektiği azabı, içgüdülere dayanan hareketleri ve toplumsal ahlak çatışmalarını ele alıyor.
Başka Sinema

LA DOUBLE VIE DE VERONIQUE
1991 | 98' | Fransa | Fransızca, Lehçe, İtalyanca
Yönetmen: Krzysztof Kieslowski
İki farklı şehirde (Fransa ve Polonya’da), paralel iki kızın doğumundan beri 20 sene geçmiştir. Ortak hiçbir şeyleri yoktur, ne bir baba, ne bir anne ne de büyükanne veya büyükbaba, aileleri de hiç tanışmamıştır. Ancak birbirlerinin aynısıdırlar: ikisi de solaktır, çıplak ayakla yürümeyi sever ve altın yüzükleri gözkapaklarına değer. En önemlisi ise ikisinin de muhteşem, eşsiz sesleri, gelişmiş müzikal algıları ve tespit etmesi zor kalp gelişim bozuklukları vardır. Biri, farkında olmadan diğerinin deneyim ve bilgeliğinden faydalanır. Ayrıca ne zaman biri kendini bir şeyle yaralarsa, diğeri yaralayan objeyle temastan kaçınır. Bu basit ve duygusal bir aşk hikayesidir. Diğerinin vücudunda ve ruhunda devam etmesi için bir varlığın sona ermesinin hikayesidir.
Başka Sinema

RENK ÜÇLEMESİ
ÜÇ RENK: MAVİ
1993 | Dram | 98' | Fransa | Fransızca
Kieslowski’nin kült üçlemesi Üç Renk’in ilk filmi olan Mavi’de, Juliette Binoche’un canlandırdığı Julie, kocasının ve çocuğunun ölümünden sonra hayatına nasıl döneceğini bilemez.
ÜÇ RENK: BEYAZ
1994 | Dram | 91' | Fransa | Fransızca
Karısı kendisini boşadığı için Polonyalı bir mülteci olan kocası ondan intikam almaya karar verir.
ÜÇ RENK: KIRMIZI
1994 | Dram | 99' | Fransa | Fransızca
Modellik yapan bir kadın, komşusunun insanların mahremine girmeyi özel zevki haline getirdiğini fark eder.
Başka Sinema

KÖPEK FİLMİ
2019 | 60’ | Türkiye | Türkçe; İngilizce altyazılı
Yönetmen: Cem Hakverdi
Cem Hakverdi'nin yönettiği Köpek Filmi, sokak köpeklerinin yaşam mücadelesini anlatıyor. Çevremizde gördüğümüz o sinmiş biçare hallerinin yanında, haşin, saldırgan hallerinin arkasındaki sebepleri arıyor. Köpeklerin doğal yaşam alanları insanların olduğu her yer, bundan dolayı da insanın can dostu olan bu hayvanların yaşamı bize bağlı. Belgesel işte burada insanın neler yaptığını, neler yapabileceğini gözler önüne seriyor.
Ömercan Kağızmandere

COLETTE
2018 |111’| A.B.D., İngiltere, Fransa, Macaristan, Hollanda | İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Wash Westmoreland
Sidonie-Gabrielle Colette cinsel hayatı ve yazmış olduğu roman serisi Claudine ile 20. yüzyıl Fransa'sında halkı derinden etkilemiş, genç kadınlar arasında bir ikon halini almıştır. Film, Colette'in kocası Willy ile olan ilişkisini ve kendi kimliğini bulma mücadelesini anlatıyor. Colette, biyografi ve dönem filmleri sevenlere hitap etmesinin yanında cinsel özgürlük konusunu ve yazar bir kadının toplumdaki yerini tartışmaya açıyor. Başrollerini Keira Knightley ve Dominic West'in paylaştığı filmin yönetmenliğini Still Alice ile adını duyurmuş Wash Westmoreland üstleniyor.
Ömercan Kağızmandere

ASH IS PUREST WHITE / KÜL EN SAF BEYAZDIR
2018 | 136’ | Çin, Fransa, Japonya | Çince; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Jia Zhangke
Dönüşüm geçiren bir ülke ve toplumun dışında kalmış iki insan. On altı yıla yayılan bir aşk hikâyesi… Mafya üyesi sevgilisi Bin için hapse giren Qiao, beş yılın ardından hapisten çıkar ve Bin’i aramaya başlar. Çin’in yakın tarihine ışık tutan film, gangster dünyasında geçen trajedilerle dolu bir ilişkinin izlerini sürüyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin yönetmenlik koltuğunda ise usta yönetmen Jia Zhang-ke bulunuyor.
Başka Sinema

TREAT ME LIKE FIRE / ATEŞLE OYNAYANLAR
2018 | 105' | Fransa | Fransızca; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Marie Monge
Paris’te babasının kafesinde çalışan Ella’nın sakin ve sıradan bir hayatı vardır; ta ki garson olarak çalışmaya başlayan Abel ile tanışana kadar. Ella’nın Abel’e hissettiği karşı konulamaz çekim, genç kadına Paris’in yeraltı kumarhanelerinin ve heyecan dolu bir dünyanın kapılarını açar.
Başka Sinema

ONUN FİLMİ
2017 | 80' | Türkiye | Türkçe
Yönetmenler: Su Baloğlu, Merve Bozcu
Bir film nasıl yapılır? Nereden başlanır? Tekniği erkekler daha mı iyi bilir? Set çalışanları neden beni değil de görüntü yönetmenini dinliyor? Yönetmen yardımcım iyi bir yönetmen olmadığımı mı yayıyor? Dünyanın en zor işi karı koca sette olmak mı? Sinema alanında akademisyenliği seçmiş iki genç kadını, üniversitenin korunaklı ortamından sete çeken, bu soruların cevaplarını aradıkları bir film yapma fikri olur. Bütün tecrübesizlikleri ile çıktıkları bu yolculukta, sektörün deneyimli yönetmen kadınlarıyla yaptıkları söyleşiler öncesinde, sırasında ve sonrasında kameraları hep açıktır. Kişisel bir arayışla başlayan sürecin sonunda, en temel sorunun cevabını yine kendilerinde bulurlar.
Kurmaca Film

İÇERDEKİLER
2017 | 115' | Türkiye | Türkçe
Yönetmen: Hüseyin Karabey
Bir öğretmen, darbe dönemi yıllarında mevcut iktidarın söylemine karşı bir bildiri dağıttığı gerekçesiyle suçlanır ve gözaltına alınır. Tutuklama kararı olmaksızın siyasi şube başkomiseri tarafından 185 gün boyunca baskı altında siyasi sorgusu yapılır. Eşiyle görüşme şansını yakaladığında, karşısına çıkarılan baldızı olunca, psikolojik boyuta geçilir.
Kurmaca Film

SHADOW
2018 | 116 | Çin | Çince
Yönetmen: Yimou Zhang
Çin’in usta yönetmenlerinden Zhang Yimou’nun son filmi SHADOW, 2018 Venedik ve Toronto Film Festivalleri’ndeki gösterimlerinin ardından “nefes kesen” görselleriyle eleştirmenlerden büyük övgü topladı. “Yönetmenin şimdiye kadar çektiği en iyi film” olduğu da sıkça dile getirilen SHADOW’un neredeyse her karesi bir sanat eserini andırıyor. Yönetmen, filmin görselleri için Çin’e özgün sulu boya sanatından esinlendiğini söylüyor.
Filmartı

GLORIA BELL
2018 | 102' | ABD, Şili | İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Sebastián Lelio
A FANTASTIC WOMAN’ın Oscar Ödüllü Yönetmeni Sebastián Lelio’dan!
Gününü sıradan ofis ortamında geçiren, geceleri ise kendini dans pistlerine bırakarak hayatın yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışan Gloria, bu gecelerden birinde Arnold (John Turturro) ile tanışır ve kendini hiç beklenmedik bir aşk macerasının içerisinde bulur.
Başka Sinema