Gündem

SİNEBU'DA BU AY

Yönetmenlerin set sezonuna girmeden önce hikâyelerine son dokunuşları yaptıkları bu mevsim geçişinde öne çıkan 10 filmi daha vizyona taşıyoruz.

SİBEL kendilerine özgü bir metot ile hikâye üreten Guillaume Giovanetti ve Çağla Zencirci’nin yeni filmi. Anlatmak için mekâna kulak kabartan ve lokaldeki gerçekliği yaşayıp, dinleyip bundan beslenen yazar-yönetmenler bu filmlerinde ötekiye duyulan korku üzerine eğiliyorlar. Yerel düzlemde evrensel bir dil yakalamayı değerli bulan Giovanetti ve Zencir, filmleri ile Locarno’dan 2 eleştirmen ödülünü, Ulusal Yarışma’dan en iyi senaryo ve oyuncu ödülünü, Altın Koza’dan ise en iyi film ödülünü kazandılar. Ayın öne çıkan işi SİBEL, hayal ortağım uygulaması ile sesli betimlemeli olarak da izlenebilir.

EVERYBODY KNOWS / HERKES BİLİYOR Cannes’da görücüye çıkmış, Asghar Farhadi’nin yeni filmi. Zamanında sineması için İran dışında bir ülke seçen Farhadi LE PASSE / GEÇMİŞ filminden sonra yeniden ülkesine dönüp THE SALESMAN / SATICI filmini çekmişti. Şimdi yeniden ülke dışına çıkan yönetmen yeni filmi için İspanya’yı mekân edindi. Epey tanınmış bir oyuncu kadrosu ile çalışan yönetmen bu filminde de bildiği düzlemde yani aile, sırlar, hesaplaşma, vicdan ve ahlak kavramları çevresinde dolaşıyor. Önceki filmlerine nazaran anlatının tökezlediği eleştirilerini okuduğumuz bu yeni film sırf bu tökezlemelere bakmak için bile izlenmeye değer.

BEAUTIFUL BOY / GÜZEL OĞLUM çocukları alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan bir ailede evlat-ebeveyn arasındaki tutulan gerçek notlardan yola çıkmış bir anlatı. ABD’de birçok festivalden ödül alan film ÇÖLDE KUTUP AYISI, BELGICA gibi filmlerden tanıdığımız Felix van Groeningen’in yeni filmi. Geçen yılın en iyi filmlerinden olan CALL ME BY YOUR NAME’den tanıdığımız Timothe Chalamet’in filmdeki performansı ile övgüler aldığı filmi merakla bekliyoruz.

DOGMAN Cannes’da Marcello Fonte’ye en iyi oyuncu ödülünü kazanan tipik diyebileceğimiz bir kahramanın yolculuğu anlatısı. Peki yönetmeni Matteo Garrone ne yaptı da filmi diğer gangster-drama filmlerinden ayrı kılmayı başardı? Film üzerine yazılmış yazılarda en çok değinilen unsur, anlatının akla gelebilecek tüm duyguları izleyene yaşatabilme kapasitesi. Cannes’da DOG PALM kazanan ve Venedik FF seçkisinde de yer alan filmin sadece 2 seans gösterileceğinin altını çizelim.

BIRDS OF PASSAGE / GÖÇ MEVSİMİ muhtemelen ülkemizde yılın en gözden kaçan filmi. 70’ler Kolombiya’sında; gelenek, ritüel ve kabile fonu üzerine inşa edilen anlatı ilk yarım saatinde belgesel formu ile sadede (daha doğrusu aksiyona) gelme gereği duymazken, devamında geçtiği parçalanan aile temasında korkutucu gerçek dili ile seyircisini bırakmıyor. Yabancı dilde Oscar adayı olan; CANNES’da ve TORONTO’da gösterilmiş, Altın Portakal izleyici ödüllü film çok çeşitli kategorilerde ödüller toplamasıyla bütünlüklü bir seyir zevki vadediyor. Filme yalnızca 2 seans yer vereceğimizi şimdiden not edin.
MIRAI ayın tek animasyon anlatısı. Küçük yaşlarda bir çocuğun, yeni doğan kardeşi ile birlikte gözden düşme travmasını ele alan film, zaman kavramını esneterek aile olmanın zorluğu ve zorunluluğu üzerine evrensel söylemler üretiyor. Bu yıl en iyi animasyon Oscar’ı için yarışma başarısı gösteren bu filmi özellikle türün meraklıları kaçırmayacaktır.

ANADOLU TURNESİ Beyoğlu’nda kaynaşmış müzisyenlerin 2013 sonrası ve takip eden yıllarda gelecek seçimlerin ikliminde kendilerini Anadolu coğrafyasına vurdukları; Anadolu’yu deneyimledikleri ve hayatta kalmaya çabaladıkları bir yol tanıklığı ve deneyim. Venus Music Peace Band’in gerçek hikayesini konu edinen bu özgün belgeselin geçen sene !F’te gösterildiğinin altını çizelim.

Şubat sonunda vizyona giren ve gösterimlerinin devam etmesini istediğiniz AT ETERNITY’S GATE / VAN GOGH: SONSUZLUĞUN KAPISINDA; NEVER LOOK AWAY / ASLA GÖZLERİNİ KAÇIRMA ve CAPHERNAÜM / KEFERNAHUM kaçıranlar için ek seanslarla programımızda olacak.

SİBEL
2018 | 95’ | Türkiye, Fransa, Almanya, Lüksemburg | Türkçe
Yönetmenler: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci
Sibel, Karadeniz’in küçük bir köyünde babası ve kız kardeşiyle yaşamaktadır. Çocukluğunda geçirdiği hastalık sebebiyle konuşamaz ve çevresiyle ıslık diliyle anlaşır. Köylüler tarafından dışlandığı için tarla, orman ve ev arasında geçen hayatı, bir gün ormanda saklanan Ali adında bir yabancıyla karşılaşması sonucu bambaşka bir hal alır.
25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde ‘En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü’nü alan filmin başrolünü Ayla, Taksim Hold’em, Sen Aydınlatırsın Geceyi gibi filmlerde rol alan Damla Sönmez üstleniyor.
İlayda Tenim

EVERYBODY KNOWS / HERKES BİLİYOR
2018 | 133’ | İspanya, Fransa, İtalya | İspanyolca; Türkçe altyazılı
İranlı yönetmen Asghar Farhadi'nin İber Yarımadası’nda çektiği tamamı İspanyolca olan film, çocukları ve eşiyle birlikte Buenos Aires’ta yaşayan Laura adında bir kadının çevresinde gelişiyor. Keyifli bir düğün, bir kaçırılma ve herkesin bildiği bir sırla melodram ve psikolojik gerilim türlerini harmanlayan Farhadi, bu filminde de aile bağları ve ahlaki tercihleri sorguluyor.
Bir Ayrılık ve Satıcı’yla iki kez Oscar kazanan İranlı yönetmenin 2018 Cannes Film Festivali’nin açılışında gösterilen filmi; Penélope Cruz, Javier Bardem ve Ricardo Darín’i içeren güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor.
İlayda Tenim

MİRAİ NO MİRAİ / MİRAİ
2018 | 100’ | Japonya | Japonca; Türkçe altyazılı
Dört yaşına kadar ailenin gözdesi olarak büyüyen Kun, tüm ilgiyi ailenin yeni üyesi küçük kardeşi Mirai’ye kaptırır. Evde kendisine yeterince ilgi gösterilmediği için kardeşini kıskanan ve kendisini yalnız hisseden küçük çocuk, bir gün bahçede tek başına oynarken gizemli bir yer keşfeder. Bu yer sayesinde zamanda yolculuk yapabilmektedir.
Japonca anlamı ‘gelecek’ olan ‘mirai’ ile küçük bir kelime oyunu yapılan filmin yönetmeni, takipçilerinin ‘Girl Who Leapt Through Time’ ve ‘Wolf Children’ gibi oldukça ünlü animasyonlardan hatırlayacağı Mamoru Hosoda.
İlayda Tenim

ANADOLU TURNESİ
2018 | 114’ | Türkiye | Türkçe; İngilizce altyazılı
Yönetmenler: Deniz Tortum, Can Eskinazi
İstanbul’da bir araya gelen Venus Music Peace Band’in birliktelik, paylaşım ve keşif ile harmanlanan, spontane konserlerden ve duraklardan oluşan turnesini takip eden belgesel, cumhurbaşkanlığı seçiminin öncesinde, yaklaşık iki aylık bir zaman dilimini odağına alıyor. Belgesel, grubun kişisel sayılabilecek yolculuğuna ülkenin bu hareketli politik dönemini tarafsız bir bakışla dahil edebilmesiyle dikkat çekmekte. Grubun yaptığı müziğin bu coğrafyanın mekan, insan ve iletişim ağının aşinalık, korku ve yabancılık engelleri arasındaki zamansız sayılabilecek devinimini belgelemesi açısından da oldukça önemli bir noktada duruyor.
Osman Baran Özdemir

BEAUTIFUL BOY
2018 | 120’ | ABD | İngilizce; Türkçe altyazılı
Yönetmen: Felix van Groeningen
İlk gösterimini Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan Beautiful Boy, bağımlılıkla mücadele eden Sheff ailesinin birkaç yıla uzanan hikayesini konu alıyor. Hikayenin dinamiğini merkezine aldığı baba-oğul ilişkisi ile kuran film, ebeveynlerin beklentileri ve çocuklarının potansiyellerinin keşfinde aldığı tehlikeli sayılan yollar arasındaki çatışmaya ve bireylerin aile içinde büründükleri rollerle kurdukları iletişimin kırılganlığına odaklanıyor. David ve Nick Sheff’in kaleme aldıkları anılardan uyarlanan filmde bu ikiliyi sırasıyla Steve Carell’ın ve Timothée Chalamet’in canlandırmakta. Ailenin müdahale, kontrol ve en nihayetinde hayatta kalmaya çabalama döngüsünü inceleyen ve bu döngüde bireyin olduğundan daha fazlasına nasıl ulaşabileceğini sorgulayan film, özellikle oyunculukları ile dikkat çekmekte.
Osman Baran Özdemir

DOGMAN
2018 | 102’ | İtalya, Fransa | İtalyanca; Türkçe altyazı
Yönetmen: Matteo Garrone
Hem köpek bakımı hem de uyuşturucu satıcılığı ile uğraşan Marcello, yaşadığı zamansız kasabanın bir parçası ve sakin bir üyesidir. Arkadaşı Simone’nin hapisten çıkması üzerine yeni bir hayat kurması için ona yardım etme eğiliminde olsa da yaşam alanının diğer sakinlerinin Simone’nin varlığından rahatsızlık duyması, Marcello’nun dengesini bozacaktır. Sahip olduğu ikili hayata eklenen bu yeni karaktere karşı konumunu bulmaya çalışırken bulunduğu toplumun bir parçası olarak kalmak için de çabalaması gerekecektir. Bu aidiyet mücadelesi içindeki kimlik değişimini konu alan toplumsal gerçekçi yapım, ilk gösterimini 71. Cannes Film Festivali’nde gerçekleştirdi ve bu festivalden Marcello Fonte’nin Marcello rolü ile aldığı En İyi Erkek Oyuncu ödülü ile ayrıldı.
Osman Baran Özdemir

İyi seyirler!
Kapak görseli: SİBEL